Əsas səhifə > Çıxışlar, Əli Kərimli > Azerbaycan yönetimi Fransa karşısında neden sessiz?

Azerbaycan yönetimi Fransa karşısında neden sessiz?

İP-in 8 yanvar sessiyasındakı çıxışım Türkiyə mediasında – haberx.com

həmçinin: ABHaber.com; haber1.com

Azerbaycan Halk Cephesi Partisi lideri Ali Kerimli, Azerbaycan yönetiminin Fransa’nın geçirdiği yasa tasarısı karşısındaki sessizliğine dikkat çekiyor: “Ne zamana kadar Karabağ’ın, Azerbaycan’ın, Türkiye’nin stratejik çıkarları verilen bir onur madalyasının gölgesinde kalacak?”.

Cahit Kılıç’ın çeviri haberi şöyle:

Azerbaycan Halk Cephesi Partisi lideri Paris’e ve Bakü yönetimine ağır eleştiriler yöneltti.

Ali Kerimli Fransa`nın sözde Ermeni soykırım yasa tasarısına çok ağır tepki gösterdi…

“Bu yasa tasarısı kabul olunursa, gelecekte Fransa şirketlerinin Azerbaycan’da milyarlar kazanması mümkün olmayacaktır.”

“Ne zamana kadar Karabağ’ın, Azerbaycan’ın, ve Türkiye’nin strateji çıkarları bir madalyanın (Paris yönetimince İlham Aliyev’in eşine verilen onur ödülü kastediliyor.C.K.) esiri olacak?!”

AHCP başkanı Ali Kerimli Azerbaycan muhalifetinin ve “vatandaş cemiyeti” üyelerinin toplandığı İctimai Palata`da (Sosyal Meclis) yaptığı konuşmasında Fransa`nın sözde Ermeni soykırımını inkâr edenlere cezayı öngören yasa tasarısını kabul etmek isteğini eleştirmiş, aynı zamanda Azerbaycan hükumetini buna seyirci kaldığı için kınamıştır.

Fransa`nın yanlışı

Ali Kerimli: “Önemli bir mesele hakkında konuşmak istiyorum. Konumuz Fransa`da sözde Ermeni soykırımı ile bağlı kabul edilen, bu, büyük Fransız halkına da yakışmayan bir yasa tasarısıdır. Bu yasa tasarısının senatoda onaylanması, her ne kadar absürd gibi gözükse de, Ermeni soykırımına inanmayanların  yargılanması, büyük miktarda para cezasına çarptırılması demektir. Bu, düşünce ve ifade özğürlüğüne karşı, Fransa toplumunu geri götüren bir adımdır.

Biz Fransa`yı her zaman kendimize dost görmek istiyoruz. Bizim İctimai Palata olarak hedefimiz Avrupa Birliği’ne üye olmak. AB standartlarına uygun ıslahatlar yapmak istiyoruz ve tabiî, onun da farkındayız ki, AB’nin en önemli ayaklarından biri Fransa’dır. Ama Fransa da, böyle aptalca bir yasayla yanlışa düşmemelidir.

Aynı zamanda Azerbaycan hükûmeti de kendi suskunluğu ile Fransa hükûmetinin bu yanlışına ortak olmamalıdır. Neden Azerbaycan hükûmeti susuyor? Bu yasa tasarısı kabul edildikten sonra Azerbaycanlılar ne yapacaklar? İlham Aliyev gitmeyecek mi Fransa’ya? Gideceği takdirde ne yapacak? Kabul edecek mi zaten olmayan bir şeyi? Sorumluluktan korkarak sözde soykırımı itiraf mı edecek?

İlham Aliyev’e sesleniş

Hükûmet bir şey yapmıyorsa, yapmasın. Bizim bu konuda tutumumuz gayet  açık olmalıdır. Biz her zaman kardeş Türkiye ile beraber olmaktan yanayız. Ama açık itiraf etmeliyiz, bizim bu meseledeki tutumumuz yalnızca kardeş Türkiye adına da değil. Bu karar öncelikle, Azerbaycan’ın çıkarlarına da yönelmiştir. Eğer bu yasa tasarısı kabul edilirse, Fransa Minsk Gurubunda nasıl eşbaşkanlık yapacak, bize nasıl barış getirecek? Fransa nasıl tarafsız olacak, böyle bir yasadan sonra nasıl biz onlara güvenebiliriz? Ona göre de biz açık olarak çağrı da bulunmalayız ki, Fransa halkı da, politikacıları da bilsinler ve dikate alsınlar ki: Eğer Azerbaycan’ın, Karabağ’ın, Türkiye’nin çıkarlarına karşı olan bu yasa tasarısı kabul olunursa, gelecekte Fransa şirketlerinin Azerbaycan’da milyarlar kazanması mümkün olmayacaktır. Ayrıca, eğer yasa tasarısı kabul olunursa, Minsk Gurubunda Fransa’nın tarafsız eşbaşkanlığı da mümkün olmayacaktır. Ve burdan İlham Aliyev’e sesleniyorum: Ne zamana kadar Karabağ’ın, Azerbaycan’ın, Türkiye’nin strateji çıkarları verilen bir onur madalyasının gölgesinde kalacak?

Avrupa Birliği’ne Tavizsiz Giriş

Biz hepimiz duyduk ki, siyaset öncelikle bir taktik savaşıdır, ustalıkla sergilenen diplomasiyi sever. Ama inanınız ki, bunu tam samimiyetimle söylüyorum, prensipleri olmayan, değerler üzerinde kurulmayan manevralar da, diplomasi de hiç kimseye yarar getirmez. Biz Avrupalı muhataplarımıza karşı her zaman açık olmalıyız. Bizim yolumuz, Avrupa Birliğine entegrasyon yoludur, ama biz Avrupa’ya millî kimliğmizle, millî tarihimizle, dinî inancımızla gurur duyarak gitmek istiyoruz, onları kurban vermek pahasına Avrupalılaşmak istemiyoruz…

Kateqoriyalar: Çıxışlar, Əli Kərimli
  1. Hələlik heç bir şərh yoxdur
  1. No trackbacks yet.

Bir cavab yazın

Sistemə daxil olmaq üçün məlumatlarınızı daxil edin və ya ikonlardan birinə tıklayın:

WordPress.com Loqosu

WordPress.com hesabınızdan istifadə edərək şərh edirsinz. Çıxış / Dəyişdir )

Twitter rəsmi

Twitter hesabınızdan istifadə edərək şərh edirsinz. Çıxış / Dəyişdir )

Facebook fotosu

Facebook hesabınızdan istifadə edərək şərh edirsinz. Çıxış / Dəyişdir )

Google+ foto

Google+ hesabınızdan istifadə edərək şərh edirsinz. Çıxış / Dəyişdir )

%s qoşulma

%d bloqqer bunu bəyənir: