Əsas səhifə > Çıxışlar, Əli Kərimli > Kerimli’den Aliyev’e zor sual…

Kerimli’den Aliyev’e zor sual…

İP-in 8 yanvar sessiyasındakı çıxışım Türkiyə mediasında: Kafkassam (Qafqaz Strateji Araşdırmalar Mərkəzi)

Azerbaycan Halk Cephesi Partisi (AXCP) Genel Başkanı Ali Kerimli, İctimai Palata’nın 2012 yılının ilk toplantısında Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e ağır eleştiriler getirdi.
AXCP lideri Kerimli, İcimai Palata’nın 8 Ocak oturumunda geniş ve ciddi ilgi uyandıran çıkşlar yaptı. Alkışlar karşılanan Kerimli, İctimai Palata’nın Aralık 2011’de yapılan son oturumdan bu yana gelişen ciddi hadiselere değinerek, hem demokratik kamplaşmaya, hem Azerbaycan hakimiyetine, hem de uluslararası birliğe önemli mesajlar verdi.

Kerimli, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e tenkitlerde bulunarak, son yaptığı af genelgesini, “Bu genelge gösterdi ki, siyasi tutsaklar uzun süre hapiste kalması, doğrudan Aliyev’den kaynaklanmaktadır.” dedi. Fransa parlamentosunda sözde Ermeni soykırımını inkar edenlere ceza öngören yasayla ilgili de konuşan AXCP lideri, “Devlet Başkanı İLham Aliyev’e sesleniyorum. Ne zamana kadar Karabağ’ın, Azerbaycan’ın, Türkiye’nin çıkarları bir madalyanın ipoteğinde kalacak?” diye sordu.

İşte Kerimli’nin konuşmasından satır başları:

Arap Baharı, Rusya Kışı

Bugünkü oturum öyle bir devre denk geliyor ki, 2012 yılı artık yeni eğilimler yaratıyor. Biz dünya tarihine diktarorları, tiranlar yıkan yıl olarak 2011 yılını gördük ve 2012 yılı yeniden gösterdi ki değişiklikler devam edecektir. “Arap baharı” ile başlayan süreç “Rusya kışı” ile devam etmektedir. Artık demokratik süreçler Bağımsız Devletler Topluğu (BDT) mekanına ulaşmış.

Biz büyük ve güçlü komşumuzun – Rusya’nın demokratiklesini de istiyoruz. Düşünüyoruz, Rusya’nın demokratikleşmesi hem Azerbaycan’ın, hem BDT mekanının demokratikleşmesine neden veren olaydır. Biz İctimai Palata olarak Rusya’nın demokratikleşmesi için çalışan güçlerle hemfikir olduğumuzu ifade ediyoruz.

İlham Aliyev’in doğrudan sorumluluğu

Ne yazık ki, geçen yılın sonunda Azerbaycan toplumunun umutla beklediği af fermanı yeniden bu umutların kırılmasına yol açtı. İlham Aliyev bir kez daha ispat etti ki, siyasi tutukluları daha uzun süre cezaevinde tutmak doğrudan onun girişimidir. Hatta iktidar temsilcileri olan kişiler de bu af fermanı ile nihayet, siyasi tutuklu sorununun çözülmesine taraftar olduklarını beyan ettikleri halde, sonuçta biz vicdan tutukluların sadece birinin özgür olduğunu gördük. Diğerleri yeni yılı cezaevinde karşıladılar.

Bu durum yeni bir durum yaratıyor. Siyasi tutuklu sorunu bizim için en önemli işlerden biri ve birincisi oldu. Ama düşünüyorum, İctimai Palata içten silkinip karar vermelidir ki, bu mesele artık bizim her günlük işimiz olmalıdır. Bir numaralı işimiz de yok, günlük işimiz. İşte bu toplantıdan sonra sivil toplumun en çeşitli yapılarını toplayıp, siyasi tutuklu sorununa daha ciddi nasıl tepki verebileceğimizi müzakere etmeliyiz. Biz bu amaçla çok çeşitli kitle gösteriler geçirmeliyiz. Vicdan Mahpusları azad etmek bizim en önemli önceliğimiz olmalıdır.

Refik Taginin katli

İctimai Palata son oturumundan beri geçen sürede haincesine katledilmiş Rafiq Tagi’nin kırk töreni oldu. Artık bu katlin iki ayı tamamlandı, ama onun üstü açılmıyor. Aksine toplum narathattır ki, cinayetin örtbas edilme eğilimi var.

Biz İctimai Palata olarak Azerbaycan yönetiminin bu katle göre sorumluluğunun gündemden düşmesine izin vermeyeceğiz. Düşünüyorum, burada bu katlin üstünün açılmasını gerektiren çok açık, kesin bir tutum ortaya koymalıyız. Azerbaycan toplumu asıl katilleri görmek istiyor. Onlar sorumluluk altına olunmalıdır. Bu şimdi baş vermese de, yarın bunu hayata geçirmeliyiz.

Fransa’nın yanlışı

Bir önemli konu etrafında konuşmak istiyorum. Konu Fransa’da uydurma Ermeni soykırımıyla ilgili kabul edilen, büyük Fransız halkına da yakışmayan kanundur. Bu yasanın Senato’da onaylanması, ne kadar absürd görünse de, Ermeni soykırımına inanmayanların yargılanması, yüklü miktarda para cezası demektir. Bu, fikir ve ifade özgürlüğüne karşı, Fransa toplumunu geriye atan adımdır.

Biz Fransa’yı hep kendimize dost görmek istedik. Biz İctimai Plata olarak Avrupa Birliği’ne üye olmayı hedeflemişizdir. AB standartlarına uygun reformlar yapmak istiyoruz ve tabii, onun da farkındayız ki, AB’nin sütunlarından biri Fransa’dır. Ama Fransa da böyle hataya düşmemelidir.

Aynı zamanda Azerbaycan iktidarı da kendi suskunluğu ile Fransa hakimiyetini bu yanlışa sevk etmemelidir. Neden Azerbaycan yönetimi susuyor? Bu yasa kabul edildikten sonra Azeriler ne yapacaklar? İlham Aliyev gitmeyecek mi Fransa’ya? Gideceği takdirde ne yapacak? Kabul mu edecek olmayan bir şeyi? Sorumluluktan korkup sözde soykırım itiraf mı edecek?

İlham Aliyev’e sesleniş

Hükümet hiçbir şey yapmıyorsa, yapmasın. Bizim tutumumuz açık olmalıdır. Biz her zaman kardeş Türkiye ile beraber olmadan yanayız. Ama açıkca itiraf etmeliyiz ki, bizim bu konudaki tutumumuz sadece ve sadece kardeş Türkiye adına da değil. Bu karar öncelikle Azerbaycan’ın çıkarlarına yöneliktir. Bu yasa kabul edilirse Fransa Minsk Grubu’nda nasıl eşbaşkan olacak, bize nasıl barış getirebilecek? Fransa nasıl tarafsız olacak, nasıl biz ona inanabileceğiz? Bu nedenle biz açıkça müracaat etmeliyiz ki, Fransa halkı da, siyasetçliləri de bilsinler ve dikkate alsınlar: Eğer Azerbaycan’ın, Karabağ’ın, Türkiye’nin çıkarlarına yönelik bu yasa kabul edilirse, gelecekte Fransa şirketlerinin Azerbaycan’da milyarlar kazanması mümkün olmayacaktır. Kanun olursa, Minsk Grubu’nda Fransa’nın tarafsız eşbaşkanlığı mümkün olmayacaktır. Ve burdan İlham Aliyev’e seslenip söyleyeyim ne kadar Karabağ’ın, Azerbaycan, Türkiye’nin stratejik çıkarları bir madalyanın ipoteğinde rehin kalacak?

Avrupa Birliği’ne Kurbansız

Biz hepimiz duymuşuzdur ki, siyaset taktik yürüyüşleri, diplomasiyi sever. Ama inanın, tam samimiyetimle söylüyorum, ilkeleri olmayan, değerler üzerinde önleyici manevralar da, diplomasi de hiç kimseye fayda etmez. Biz Avrupalı ​​tarafdaşlarımızla açık olmalıyız. Bizim yolumuz AB ye entegrasyon yoludur, ama biz Avrupa’ya milli kimliğimizle, milli tarihimizle, dini inancımızla gurur duyarak gitmek istiyoruz, onları kurban vermek pahasına Avrupalılaşmak istemiyoruz.

“Halkiçin halkla”

2011 yılının bir sonucunu da sizlerle paylaşmak istiyorum. 2011 yılına kadar Azerbaycan’dan bir illustrasyon vardı, kırgın insanlar düşünüyorlardı ki, muhalifetteki güçler bir araya gelip etkin mücadeleye başlasa, özgürlüklerin önü açılacak, değişiklikler olacak. Geçen yıldan muhalif kuvvetlerin temel birimi bir araya geldi. Etkin, özverili mücadeleye baş vuruldu. Yüzlerce insan tutuklandı, onların 17 tanesi bugün de hapishanede, ama bu yetmedi. İşte 2012 yılının faaliyet programını bunun üzerinde inşa etmeliyiz ki, sadece muhalefetin birliği, etkinliği yetmez, halkın toplu sürece katılması gerekir.

Biz halk için mücadele ediyoruz, ama bizim dövizimiz “Halk yarar halksız” olamaz. Dövizimiz “Halk için halkla birlikte” olmalıdır. Ve bizim bu yıl esas faaliyet yönümüz halkın en geniş spektrini bu mücadeleye dahil etmekle olmalıdır. 2012 – yılını halkımızın büyük çoğunluğu büyük umut yılı olarak kabul etti. Bu yıl mücadele vaat ediyor. Hepimiz çalşmalıyız ki, İcitmai Palata’nın temel amaçlarından olalım. Olağanüstü parlamento seçimlerinin yapılmasını, ülkede köklü değişiklerin hayata geçmesini esas önceliğe çevirmeyi bilmeliyiz.

İcitmnai Palata’nın müttefik gördükleri

Azerbaycan toplumu 2011 yılında hayli şekilde teşkilâtlanıp. Muhalefetten dışında da bazı güçler kendi konumlarını ifade etmeye başladı. Ama bazen şaşırtıcı fikirler seslendiriliyor. Güya Azerbaycan toplumunda yeni güçlerin siyaset meydanına gelmesi, birilerini – burdakileri işaret ederek – rahatsız ediyor. Tam ve açık şekilde İctimai Palata adına beyan ediyorum: Azerbaycan’da daha çok, yeni güçler adalet uğurunda mücadeleye, bu rejime karşı mücadeleye koşulsun. Biz bu mücadeleye katılmış Azerbaycan aydınlarına, gençlerine, sivil toplumuna, blogcularına her zaman destek verdik. Bundan sonra da onlara manevi, siyasi destek vereceğiz. Azerbaycan’da köklü değişiklikler için mücadele eden herkesi kendimize müttefik, arkadaş biliyoruz ve onların hepsini köklü değişiklikler uğurunda mücadeleye səsləyirik.

İctimai Palata’ya rakip olamayacaklar

Bazı iktidara yakın medya tarafından bile gündeme getiriliyor ki, filan yerde İctimai Palata’ya alternatif yaratılıyor. Bu konuda da açık fikrimi ifade etmek istiyorum. İctimai Palata’ya alternatif ortaya çıkmayacak, çıkabilmeyecek de. O yüzden yok ki, ben ülkenin bütün ilerici, demokratik güçlerinin burda olduğunu iddia ediyorum. Hayır. Basit dolayısıyla İctimai Palata’ya alternatif yaranmayacak: Eğer o güçler rejimle adalet, özgürlük adına mücadele aparacaklarsa, biz onlara elimizi uzatacağız. Bize ilişkilerinden bağımsız olarak, hakimiyetle ciddi, samimi mücadele aparanlarla dil bulacağız, kompramis elde edeceğiz. Çünkü bizim için Azerbaycan’ın kurtuluşu bir numaralı konudur. Samimi olarak kim mücadele meydanına atılacaksa, halkımız da, biz de göreceğiz ve onlarla rakip yok, müttefik olacağız. Yok eğer kimse, çeşitli yollarla hükümet senaryolarında rol alıp oyun oynayacaksa, bu, geçmeyecek. Toplum artık muhalefetle muhalefet rolü oynayanları iyi seçer.

365 günün 365’inde de…

İctimai Palata iktidarın ciddi alternatifi, köklü değişiklikler burda olanların misyonudur. Biz bunu gerçekleştirmek için ülkemizi birliğine getirmeliyiz. Değişiklikler burda esas fikir olmalıdır. En muhltelif formatlı tartışmalarla değişiklikler fikrini arka plana geçirmek girişimlerine yol vermemeliyiz. Azerbaycan’da 365 günün 365-de de gündemde bir konu olmalıdır: ezilen, soyulan, zulüm edilen bu halkın seferber olup rejimden kurtulması. Bu konuyu gündemin 2. bənd meselesine çevirmek isteyen herkes, hangi bacı, kardeşimiz olursa olsun, bizim təpkimizlə yüzleşmeli. Hiç kimseye izin vermeyeceğiz ki, herhangi teorik mülahazaları, olmayan, şişirdilən tehlikeleri rejimle mücadelenin önüne geçirsin.

Dünya tecrübesinin öğrettikleri

Bütün dünya tecrübesi gösteriyor ki, Azerbaycan gibi otoriter rejimlerden kurtuluşun bir yolu var: ideolojik tutumundan – milliyetçi, dindar, solcu, ateist, sağcı olmağından bakılmaksızın demokrasi ve özgürlük istiyorsan, değişiklikler için bir sırada yer almalıdır. O değişiklikleri gerçəkləşdirəndən sonra herkesin hakkı korunacak, herkesin hakkı sağlanacak.

Biz Sosyal Daire olarak çok açık bir şekilde beyan ediyoruz: Azerbaycan dövlətçiliyinə sadık güçler. Bizim için bu devletin kurucularının kaldırdığı o bayrak kutsaldır. Bizim ideolojik təməlimiz o bayrakta yer alıyor. Biz o bayrakta olan milli şüurumuzu, milli benliğimizi ifade eden değerlere, bizim dini inancımıza, islam kimliyimizə, çağdaş devlet kurmak istəklərlərimizə sadakatli. Biz hiç kimsenin başkalarına karşı hoşgörüsüzlük ortamı yaratmasına kayıtsız kalamayız. Herkesin bu ülkede eleştirmek ve kendi düşüncelerini tebliğ imkanı olmalıdır. Ama kimseye kendi konumuna göre, tuttuğu ideyaya, beğendiği eqideye göre hoşgörüsüzlük ortamı yaratılmamalıdır.

Herkesin hakkını teminat, inancına saygı …

Bizim kurmak istediğimiz devlette herkesin hakları sağlanmalıdır. Ateistin kendi istediği gibi yaşayıp, kendi görüşünü ifade etme özgürlüğü sağlanmalıdır. Bırakın islam dinine tapanların, başka din mensuplarının da hepsinin hak ve özgürlükleri sağlanmalıdır. Herkesin inancına saygı tabidir ve herkes de bilmelidir ki, Azerbaycan halkının mutlaka çoğunluğu Müslüman’dır, islam dinine benimsediler.

Ayrı ayrı adamların hareketleri eleştiri ve analiz edilebilir, ama tamamen eksiklik kompleksi yaratan hareketleri doğru olarak eləmirik. Biz çağdaş, modern hukuk devleti kurmak iddiasında olan kuvvettir, ama aynı zamanda ne tarihimizden, ne de milli ve dini kimliğimizden utanmıyoruz, aksine onlarla gurur duyuyoruz.

Kateqoriyalar: Çıxışlar, Əli Kərimli
  1. Hələlik heç bir şərh yoxdur
  1. No trackbacks yet.

Bir cavab yazın

Sistemə daxil olmaq üçün məlumatlarınızı daxil edin və ya ikonlardan birinə tıklayın:

WordPress.com Loqosu

WordPress.com hesabınızdan istifadə edərək şərh edirsinz. Çıxış / Dəyişdir )

Twitter rəsmi

Twitter hesabınızdan istifadə edərək şərh edirsinz. Çıxış / Dəyişdir )

Facebook fotosu

Facebook hesabınızdan istifadə edərək şərh edirsinz. Çıxış / Dəyişdir )

Google+ foto

Google+ hesabınızdan istifadə edərək şərh edirsinz. Çıxış / Dəyişdir )

%s qoşulma

%d bloqqer bunu bəyənir: